Kafkasya Bölgesinde Askeri Harcamalar: 2017

Kafkasya Bölgesinde Askeri Harcamalar: 2017 (Fotoğraf:AFP/Dmitry Kostyukov)

Kafsam Raporları 1802

Askeri harcamalara ilişkin veriler, ülkelerin siyasi tercihlerini yansıtan önemli göstergelerden biridir. Buna ek olarak askeri harcamalardaki gelişmeler potansiyel çatışma alanlarının öngörülmesine de yardımcı olabilir. Kafsam raporları kapsamında Kafkasya bölgesindeki ülkelerin askeri harcamaları üzerine yıllık raporlar hazırlanması planlanmıştır.

Rapor kapsamında Rusya Federasyonu (RF), Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan “Kafkasya bölgesindeki ülkeler” olarak kabul edilmiştir. Bölgeye komşu ve doğrudan ilgili oldukları için Türkiye ve İran’a ait veriler de değerlendirilmiştir.

Veri Kaynakları
Askeri harcamalara ilişkin en önemli veri kaynağı, İsveç’deki Stokholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’dür (Stockholm International Peace Research Institute/SIPRI). 1966 yılında kurulan SIPRI açık kaynakları kullanarak dünyada askeri harcamalar, silahlanma ve silah ticareti gibi konularda veri derlemekte ve analizler yapmaktadır.

SIPRI tarafından derlenen Askeri Harcamalar Veritabanı, 1949-2017 dönemi için dünyadaki ülkelerin hemen hepsinin yıllık askeri harcamalarına ilişkin verileri kapsamaktadır.

Askeri harcama “askeri birlikler ve faaliyetler için kullanılan tüm giderler” olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle silahlı kuvvetlerde çalışan asker ve sivil personelin ücretleri (emekli askeri personelin ücretleri dahil), silahlı kuvvetlerin cari harcamaları, askeri teçhizat alımı ve yatırımı ve askeri araştırma-geliştirme giderleri “askeri harcama olarak kabul edilmiştir. Bu detayda tüm ülkeler için veri bulmak mümkün olmadığı için, ülkeler arasında kısmen veri farklılıkları bulunmaktadır.

SIPRI’nın kullandığı “askeri harcama” tanımı silahlanma harcamasından farklıdır. Silahlanma harcaması, silah ve teçhizata yapılan harcamayı içermektedir ve bu anlamda askeri harcamaların bir alt bileşenini oluşturmaktadır. SIPRI verilerine göre dünya genelinde silahlanma harcamaları, askeri harcamaların yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır.

Askeri harcamalardaki gelişmeleri izlemek için iki gösterge kullanılmıştır.

1) Askeri harcamaların GSYİH içindeki oranı
2) Kişi başına askeri harcamalar

Askeri harcamaların GSYİH içindeki payı, bir ülkenin toplam üretiminin ve gelirinin ne kadarının askeri harcamalara ayrıldığını göstermektedir. Askeri harcamalar genelde devlet tarafından yapıldığı için askeri harcamaların GSYİH içindeki payının artması, devletin eğitim, sağlık ve sosyal transfer gibi harcamalara göreli olarak daha az kaynak ayırması anlamına gelmektedir. Bu gösterge aynı zamanda bir ülkenin kendi risk algısı ile de ilgilidir: bir ülke çatışma potansiyelini yüksek görüyorsa, bu çatışmaya hazırlık için askeri harcamalarına daha fazla kaynak ayıracaktır.

Askeri harcamalara ilişkin kullandığımız ikinci değişken, cari fiyatlarla kişi başına askeri harcama göstergesidir. Ülkeler arası karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla bu gösterge tüm ülkeler için cari döviz kuru kullanılarak dolar bazında ölçülmüştür. Askeri harcamaların GSYİH içindeki payı, toplam gelirin dağılımını ve bu anlamda tercihleri göstermektedir. Fakat ülkelerin kişi başına gelir düzeyi önemli ölçüde farklılık gösterdiği için, harcama düzeyinin bir göstergesi olarak kişi başına askeri harcama göstergesi kullanılmıştır.

Askeri Harcamaların GSYİH İçindeki Payı
Şekil 1’de altı ülke için 1995-2017 dönemi askeri harcamaların GSYİH içindeki payı görülmektedir.[1] 1995’den sonra bölgedeki en önemli sıcak çatışma 8 Ağustos 2008’de Gürcistan’ın Güney Osetya’ya saldırısı üzerine yaşandığı için 2008 yılı dikey bant ile gösterilmiştir.

Şekil 1. Askeri harcamaların GSYİH içindeki payı (%), 1995-2017

Askeri harcamaların GSYİH içindeki payı

Askeri harcamaların GSYİH içindeki payının gelişimi diğer ülkelere göre Gürcistan’da büyük farklılık göstermektedir. Gürcistan 1990’ların sonlarında milli gelirinin yaklaşık %1-2’sini askeri harcamalara ayırmıştır. Saakaşvili’nin 2004’de devlet başkanı olmasından sonra Gürcistan’ın askeri harcamaları hızla artmış ve 2007’de GSYİH’nın %9.2’sine ulaşmıştır. Gürcistan’ın askeri harcamalarındaki bu artış, 8 Ağustos 2008’de başlayan savaşın önceden kapsamlı bir şekilde planlandığını ve uzun bir süre hazırlık yapıldığını göstermektedir.

Bölgede sürekli çatışma riski taşıyan Ermenistan, 1990’ların başlarında milli gelirinin yaklaşık %4’ünü askeri harcamalara ayırmıştır. Bu oran 2001-2007 yıllarında %3’e düşmüş fakat daha sonra tekrar artarak %4’e çıkmıştır.

Azerbaycan 1990’larda milli gelirinin yaklaşık %2-2.5’unu askeri harcamalara ayırmıştır. Bu oran 2005’den sonra artmış ve 2015’de en üst noktasına (%5.5) çıkmıştır. Son iki yıl Azerbaycan’ın askeri harcamalarında kısmen düşüş yaşanmıştır.

Rusya Federasyonu’nun askeri harcamaları 1995-2008 döneminde GSYİH’nın %3-4 düzeyinde kalmış, 2008’dan sonra kısmen yükselerek 2016’de %5.5’e ulaşmıştır. Rusya Federasyonu’nun Ukrayna sorunu ve Suriye’deki askeri etkinliğine karşın askeri harcamaların GSYİH içindeki payı 2017’de düşmüştür (%4.3).

İran’ın askeri harcama/GSYİH oranı 2000-2005 dönemi hariç yaklaşık %2.5 düzeyinde kalmıştır. 2015 yılında İran ile BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya Federasyonu ve Çin) ve Almanya arasında nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması ve yaptırımların hafifletilmesine yönelik anlaşması imzalanmasına karşın, İran’ın askeri harcamaları son yıllarda düzenli olarak artmıştır (2014’de %2.2, 2017’de %3.1). Bu gelişme İran’ın Suriye’deki askeri faaliyetleri ve bölgede artan çatışma potansiyelini yansıtmaktadır.

Bölge ülkeleri arasında sadece Türkiye’nin askeri harcamaları göreli olarak azalma eğiliminde olmuştur. Türkiye 1990’ların ortalarında milli gelirinin yaklaşık %4’ünü askeri harcamalara ayırırken, bu oran düzenli olarak düşmüş ve 2015’de en düşük düzeyine ulaşmıştır (%1.8). 2016 ve 2017’de ise bu eğilimin tersi bir gelişme izlenmiş ve Türkiye’nin askeri harcamaları artmıştır (2017’de %2.2).

Kişi Başına Askeri Harcamalar
Kişi başına askeri harcamalar, bölge ülkelerindeki farklılıkları ve gelişmeleri çarpıcı bir şekilde özetlemektedir (Şekil 2).[2] Sovyetler Birliği’nin çözülmesinden sonra yaşanan ekonomik yıkım sonucu eski Sovyet ülkelerinde kişi başına askeri harcamalar 1990’lı yıllar boyunca çok düşük düzeyde kalmıştır (RF’de 100 doların, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’da 20 doların altında).

Şekil 2. Kişi başına askeri harcamalar (dolar, cari fiyatlarla), 1995-2017

Kişi başına askeri harcamalar

2000’lerin başlarında itibaren kısmen bu ülkelerin milli gelirlerindeki artış sonucu kişi başına askeri harcamalar da hızlı bir şekilde artmıştır. Örneğin Rusya Federasyonu 2013’de kişi başına 606 dolar askeri harcama gerçekleştirmiştir. Gürcistan da aynı dönemde askeri harcamalarını hızla artırmış ve 2008’de bölgede kişi başına en çok askeri harcama gerçekleştiren ikinci ülke olmuştur (kişi başına 251 dolar). 2008’den sonra Gürcistan’ın askeri harcamaları düşme eğiliminde olmuştur. Gürcistan 2017’de kişi başına sadece 85 dolarlık askeri harcama gerçekleştirmiştir.

Azerbaycan ile sürekli çatışma potansiyeline karşın Ermenistan’ın askeri harcamaları 2004-2008 arasındaki artıştan sonra yaklaşık 150 dolar düzeyinde sabitlenmiştir.

Azerbaycan ve Rusya’nın askeri harcamalarının petrol fiyatlarına önemli ölçüde bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu iki petrol üreticisi ülkenin kişi başına askeri harcamaları petrol fiyatlarının zirve yaptığı 2011-2014 yıllarında en üst düzeye çıkmış ve 2014’den sonra petrol fiyatları ile birlikte düşmüştür.

Türkiye’nin askeri harcamaları 1995-2005 döneminde artmış ve 2005’den sonra kişi başına 200-250 bandında kalmıştır. İran’ın askeri harcamaları da 2003-2012 döneminde hızla artmış ve 200 dolara ulaşmıştır. İran’ın 2012-2014’de düşen askeri harcamaları son 3 yıldır yükselme eğilimindedir.

Küresel Silah Üretimi ve Ticareti
Bölge ülkelerinin silahlanma kaynaklarında son 20 yılda önemli değişimler yaşandı. Gürcistan’ın hızla askeri harcamalarını artırdığı 2004-2008 döneminde en önemli silah tedarikçisi Ukrayna oldu. 2004-2008 yıllarında Gürcistan Ukrayna’dan 307 milyon dolarlık silah aldı. 2008 ve 2009 yıllarında ise Gürcistan’ın en önemli silah tedarikçileri arasında Türkiye de bulunuyordu. Bu iki yılda Türkiye Gürcistan’a 50 milyon dolarlık silah sattı.

2005-2009 yıllarında Ukrayna Azerbaycan’ın da önemli silah tedarikçisiydi. Bu beş yıllık dönemde Ukrayna’dan Azerbaycan’a 403 milyon dolarlık silah satıldı. 2009’dan sonra ise Azerbaycan’ın en önemli silah tedarikçileri Rusya Federasyonu ve İsrail oldu. Azerbaycan 2010-2017 yıllarında Rusya Federasyonu’ndan 2.1 milyar dolar ve 2013-2017 yıllarında İsrail’den 552 milyon dolarlık silah aldı. Ermenistan’ın en önemli silah tedarikçisi Rusya'dır.

Bölge ülkelerinden İran’ın en önemli silah tedarikçileri Rusya Federasyonu ve Çin. Türkiye’nin en büyük silah tedarikçisi ABD. Son 10 yılda Türkiye ABD’den 3.5 milyar dolarlık silah satın aldı. ABD’yi Güney Kore, Almanya, İtalya, İspanya ve İsrail izliyor.

Dünyanın en büyük silah üreticisi ve satıcısı ABD. ABD’nin 2017 yılındaki askeri harcaması 610 milyar dolar. ABD son 10 yılda 90 milyar dolarlık silah sattı. ABD’nin en büyük müşterileri, sırasıyla, Suudi Arabistan, Avustralya, Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Singapur, Japonya, Türkiye, Tayvan ve İngiltere.

Dünyanın ikinci büyük silah ihracatçısı Rusya Federasyonu. 2017’de askeri harcamalara 66 milyar dolar ayıran Rusya Federasyonu'nun son 10 yıldaki silah ihracatı 66 milyar dolar. Rusya Federasyonu’nun en büyük müşterileri de Hindistan, Çin, Cezayir, Vietnam, Venezuela, Mısır, Azerbaycan, Suriye, Irak ve Kazakistan.

Özet
2008’den önce askeri harcamalarındaki artış, Gürcistan’ın 8 Ağustos sürecine uzun dönemli bir plan ile hazırlandığını göstermektedir. Rusya Federasyonu hariç, Kafkas bölgesindeki ülkelerin askeri harcamaları son 5 yılda artma eğiliminde olmamıştır. Rusya Federasyonu ve Azerbaycan’ın askeri harcamaları petrol fiyatlarına duyarlıdır.

Notlar

[1] Bu çalışmada kullanılan tüm veriler SIPRI’dan alınmıştır (https://www.sipri.org/). Rusya Federasyonu için kişi başına askeri harcamaların hesaplanmasında Dünya Bankası World Development Indicators veritabanındaki nüfus verileri kullanılmıştır.

[2] Kişi başına askeri harcamalar cari fiyatlarla ölçüldüğü için, enflasyonun etkisini de yansıtmaktadır. Ülkeler arası karşılaştırma yapılırken, askeri harcamaların personele ödenen ücreti de kapsadığı, bu nedenle ülkeler arasındaki ücret faklılıklarının askeri harcama düzeyinde de farklılığa yol açacağı göz önünde tutulmalıdır.